Elon Musk’ın Ticari Başarısındaki 6 Sır

Elon Musk, koronavirüs salgını sırasında daha da büyüyen Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’u da geride bırakarak dünyanın en zengin insanı oldu.

Elektrikli araç şirketi Tesla’nın hisselerindeki son keskin yükselişten sonra, Tesla’nın yanı sıra SpaceX şirketinin de kurucusu olan Musk’ın net varlıkları 185 milyar doları aştı.

Peki Elon Musk bu başarıyı nasıl elde etti gelin ve bunları inceleyelim

1. Önemli olan para değil

Bu, Elon Musk’ın iş hayatına yaklaşımının temelinde yatan şey.

“Bir yerlerde bir para yığını var gibi düşünmeyin. Aslında sadece Tesla, SpaceX ve SolarCity’ye belli bir onay alıyorum ve piyasa bu onaya bir değer biçiyor” demişti.

“Etik ve düzgün bir şekilde kazanılıyorsa” servet edinmeye bir itirazı yoktu ama kendisine ilham veren bu değildi. Bu yaklaşımının ona yarıyor göründüğü kesin.

2. Tutkularının peşinden git

Mars’da üs kurma rüyası, Elon Musk’ın başarısının sırrı olduğuna inandığı şeyin ipucunu veriyor.

“Gelecekte herşeyin daha iyi olmasını istiyorsunuz. Bu heyecan verici yeni şeylerin hayatı güzelleştirmesini istiyorsunuz” diyor.

“Dünya’nın ötesinde bir şeyler bulma, Mars’a insan gönderme, Ay’da üs kurma, gezegen yörüngesinde çok sayıda uçuş gerçekleştirme konularındaki ilerlemeleri bekleyip durdum” diyor.

Bu projeyi ayakları üzerine kaldırmaya çalışırken, eksikliğin “yapma arzusu” değil, bu işin çok pahalıya mal olmasından kaynaklandığını kavradı. Uzay teknolojisi olması gerektiğinden çok daha pahalıydı.

Bu farkındalıktan, dünyanın en ucuz roket fırlatma işi doğdu.

En önemlisi bu şirket kar güdüsünden değil Mars’a insan gönderme arzusundan doğmuştu.

Musk kendisini yatırımcıdan çok mühendis gibi gördüğünü, sabahları teknik sorunlara çözüm bulma arzusuyla uyandığını anlatıyor.

Çözdüğü her sorunun, aynı sorunla boğuşan herkesin işine yarayacağını ve bunun kalıcı olduğunu bilmek onu heyecanlandırıyor.

3. Büyük düşünmekten korkma

Elon Musk’ın girişimlerinin en çarpıcı yanlarından biri çok cesur projeler olmaları.

Otomobil sektöründe devrim yapmak, Mars’a insan göndermek, tünellerden akan hızlı trenler yapmak, yapay zekayı insan beyniyle bütünleştirmek, güneş enerjisi ile pil-akü sektörünü geliştirmek gibi.

Bunların tümünün tutarlı bir ortak yanı var. Tümü 1980’lerin çocuk dergilerinde bulabileceğiniz gelecek düşlerine benziyor.

Buradan da Musk’ın başarısının üçüncü sırrının ipuçlarını çıkarabiliriz. Korkma: Büyük düşün!

Hedefi düşük tutmanın bir çok şirketin gelişimini engelleyen şey olduğuna inanıyor.

“Çok fazla şirket ‘adım adım ilerlemeyi’ tercih ediyor” diyor. Sözlerini “Eğer büyük bir şirketin CEO’su iseniz ve küçük bir gelişmeyi hedefliyorsanız, ve bu da umduğunuzdan uzun sürüyorsa, ve tam istediğiniz gibi de olmuyorsa, kimse sizi suçlayamaz. Daima benim hatam değil diyebilirsiniz” diye sürdürüyor.

Onun tavsiyesi ise “Fark yaratacak şeyler üzerinde çalışın.”

Fark yaratacak şeyler kategorisinde ise şahsi sıralamasında iki şey öne çıkıyor.

Biri fosil yakıtlardan kurtulma sürecini hızlandırmak. İkincisi ise Mars’da sürdürülebilir yaşam koşulları yaratarak insanlığın uzun vadede birden fazla gezegende yaşaması suretiyle geleceğini garanti altına almak.

4. Risk almaya hazır ol

Önceki ipuçlarına bakıldığında bu gayet açık gibi görünüyor ama Elon Musk bir çokların daha büyük riskler aldı.

2002 yılında ilk iki girişiminin hisselerini sattı. Bunlar Zip2 adında bir internet kent rehberi ve internetten ödeme sistemi PayPal idi. 30’lu yaşlarına gelmişti ve bankada neredeyse 200 milyon doları vardı.

Bu aşamada birikiminin yarısını yeni işlere yatırmayı yarısını da bir kenarda tutmayı planladı.

Fakat olaylar öyle gelişmedi. Kendisiyle görüştüğümde iş hayatının en karanlık döneminden yeni yeni çıkıyordu.

Kurduğu yeni şirketler her türlü başlangıç engeline takılmıştı.

SpaceX’in ilk üç roket fırlatma deneyi başarısız olmuş Tesla her türlü üretim, yedek parça ve tasarım sorunuyla boğuşmuştu.

Bunların üzerine bir de mali kriz patlak verdi.

Musk o noktada zor bir tercihle karşı karşıya kaldığını anlatıyor:

“Ya kalan paramı elimde tutacaktım, ki bu durumda şirketler kesinlikle batacaktı, ya da kalan herşeyimi yatırıma aktaracaktım, o zaman belki bir şansım olacaktı” diyor.

Bütün fonlarını şirketlere akıttı.

Bir noktada borçları o kadar büyümüştü ki günlük yaşamını sürdürebilmek için eşinden dostundan borç almaya başlamıştı.

İflas fikrinden korkmadı mı?

Kormadığını söylüyor, “Çocukların bir tür devlet okuluna gidebilirdi sonuçta, ne olacak ki, ben de devlet okulunda okudum” diyor.

5. Eleştirilere kulak asma

Elon Musk’ı en çok şok eden şey uzmanlar ve yorumcuların, onun işlerinin kötü gitmesinden ne kadar büyük keyif aldıkları oldu.

“Liberal başkalarının başarısızlığından zevk alma eğilimi inanılmazdı. Tesla’nın ölümünü bekleyen çok sayıda blog sitesi türemişti” diyor.

“Eğer bazı şeyleri kesinlikle yapacağımızı söylesek küstahlık olabilirdi ama hep yapmak istediğimizi, elimizden gelen çabayı göstereceğimizi söyledik” dedi.

İşte burada Musk’ın ticari başarısının bir sırrı daha ortaya çıkıyor: Eleştirilere kulak asma.

SpaceX ve Tesla’ı kurarken bu şirketlerin kârlı olacağını hiç düşünmediğini anlattı. Aslında kimse de inanmamıştı buna. Fakat felaket tellallarını dinlemeyip yoluna devam etti.

6. İşini zevkle yap

Elon Musk’ın işkolik olduğu biliniyor. Tesla’nın 3 numaralı modelinin üretimi sırasında haftada 120 saat çalıştığını söyleyerek böbürleniyordu.

Ama aynı zamanda hayattan zevk alıyor gibi görünüyor.

Fikirleri, açtığı hakaret davaları ve sosyal medyadaki çılgın çıkışları ile dikkatleri üzerine topluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: