İnsanı Ürperten 8 Açıklanmamış Olay

 Damarlarında kan bulunan 2.000 yıllık ceset

Lady Day olarak da bilinen Xin Zhui, antik Çin’deki Batı Han hanedanlığı döneminde Dai’nin Markiziydi. Mezarı, ölümünden 2000 yıl sonra yanında birçok değerli eser belge ile birlikte Çin’de Mawangdui adında bir tepenin içinde bulundu. Buraya kadar her şey normal. Ancak herkesi şaşırtan şey, vücudunun ölümünden binlerce yıl sonra bile ne kadar iyi korunmuş olduğuydu. Lady Day tüm organları sağlam ve kan damarları bozulmamış olarak bulundu, hatta damarlarında az miktarda A Tipi kan da vardı ve saçları ve kirpikleri hala duruyordu. Bilim adamları midesinde kavun tohumlarını buldular ve bu sebeple kavun mevsiminde yaz aylarında öldüğüne inanılıyor. Diğer taraftan bu, kavun yedikten sonra birkaç saat içinde öldüğü anlamına da geliyor. Herkeste merak uyandıran, vücudunun içine batırıldığı gizemli sıvı, hafif asidikti ve içinde bir miktar magnezyum bulunuyordu. Muhtemelen vücudun bu kadar uzun süre korunmasına bu sıvı yardımcı oldu. Bilim adamları hala bu gizemli sıvının nasıl bir sıvı olduğunu bilmiyorlar.

Avusturalya’da sürekli ortaya çıkan bulut Hector

Avusturalya’da bulunan Tiwi Adaları’nda her yıl eylül ayı ile mart ayı arasında, neredeyse her öğleden sonra Hector adı verilen bir fırtına bulutu ortaya çıkıyor. Hector, ayrıca Konvektör Hector olarak da biliniyor, en tutarlı fırtınalardan biri olarak anılıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında bir pilot tarafından isimlendirilen bu bulut hala birçok meteorolojik çalışmanın merkezi olmaya devam ediyor. Birçok meteorolog Hector gibi fenomenler üzerinde çalışmış olsa da, fırtınanın neden görünmeye devam ettiği hakkında geçerli bir açıklama bulamıyorlar.

Gizemli “Dans Salgını”

1518’de Strazburg, Alsace, oldukça ilgin bir salgınla karşı karşıya kaldı. “Dans hastalığı” olarak da bilinen bu garip durum 400 kişinin hiç durmadan, dinlenmeden dans etmelerine ve bu insanlardan bazılarının kalp krizi, yorgunluk veya felç gibi sebeplerle ölmelerine neden oldu. Bu garip durum 1518 yılının Temmuz ayında, Bayan Troffea adlı bir kadının Strazburg’un ortasında kontrolsüz bir şekilde dans etmeye başlamasıyla ortaya çıktı. Bayan Troffea’ye 34 kişi daha katıldı ve kısa süre sonra bu sayı yaklaşık 400 kişiye ulaştı. Bir noktadan sonra günde yaklaşık 15 kişiyi öldürmeye başlayan salgının doğaüstü sebeplerden kaynaklanmadığı fark edildi ve doktorlar ve yetkililer ve bu salgının “sıcak kan” nedeniyle olduğunu iddia ettiler. Hastaları tedavi etmek yerine, doktorlar ahşap bir ev inşa ederek bu insanlara “dans etmelerini” önerdi. Profesyonel modern maraton koşucularının bile bu kadar yoğun antrenmanlara dayanamayacağına inanılıyor. Ergot mantarlarının toksik ürünlerinden kaynaklanan bir tür gıda zehirlenmesinden ya da kitlesel psikojenik bir hastalık olabileceğinden bahsedilse de henüz bilim adamları bu korkunç salgına neyin yol açtığından tam olarak emin değiller.

Geçirdiği Travma Sonrası Müzik Dehasına Dönüşen Adam

Bir gün uyandığınızı ve hayatınızda bir gün bile çalışmamış olmanıza rağmen bir müzik dehası olduğunuzu hayal edin. Bu oldukça şaşırtıcı olurdu, değil mi? Benzer bir durum Derek Amato’nın başına geldi, sadece ödenmesi gereken önemli bir bedel vardı. 2006 yılının ekim ayında Derek, dalış sırasında havuzun dibine kafasını çarptı ve ciddi bir sarsıntı geçirdi. Bu olay yüüznden Derek saçlarının % 35’ini ve hafızasının bir kısmını kaybetti ama aynı zamanda birçok insanın hayatını adadığı bir yetenek sahibi oldu – o artık bir besteciydi. Amato bu özel durumu, “gözlerimi kapattığımda, soldan sağa doğru hareket eden bu siyah ve beyaz yapıları buldum, bu aslında aklımda, sürekli akıp giden müzik notalarının akışını temsil ediyordu.” şeklinde anlatıyor. Travmadan sonra bu şekilde, dahice seviyede yetenek kazanan dünyadaki tek kişinin Derek olabileceğine inanan doktorlar edinilen müziksel savant sendromuna aşina olsalar da yaşanılan diğer vakalar Derek’inki kadar güçlü değil.

 Goril Koko’nun Son Sözleri

Herkesin sevgilisi Goril Koko’ya işaret dili öğretildi ve kendisi bu sayede insanlarla iletişim kurabildi. Bir röportajda, Koko’nun eğiticisi ve kendisine en yakın insan olan Francine Patterson’a Koko ile konuşmalarının ne kadar derine inebileceği soruldu. Francine: “Koko’nun bakıcılarından biriyle ölüm hakkında yaptığı bir konuşma ile başlamıştı. Bakıcı Koko’ya bir iskelet gösterdi ve “Bu canlı mı yoksa ölü mü?” diye sordu Koko, “Ölü, örtülü” diye cevapladı. Bakıcı sordu, “Hayvanlar öldüğünde nereye gidiyor?” Koko, “Rahat bir delik” dedi. Sonra bir veda öpücüğü verdi. ”Koko’nun bu cevabı birçok insanı şaşırttı ve geride birçok felsefi tartışma bıraktı.

Haritadan Kaybolan ve Bulunamayan Ada Bermeja

Bermeja, Yucatán’ın kuzey kıyılarını gösteren haritalarda 20. yüzyıla kadar yer alan bir hayalet ada olarak biliniyor. Bu ada hakkındaki en ilginç ayrıntı, birçok araştırmaya rağmen adaya benzeyen hiçbir şey bulunamaması. Araştırma, birinin adanın gerçek sınırları olmadığına ve Meksika Körfezi’nde petrol haklarının bulunmadığına dikkatleri çekmesiyle başladı. Yetkililer bu kara parçasını aramaya başladığında, sudan başka bir şey bulamadılar. Adanın gerçekten var olup olmadığı henüz açıklanamadı.

Ortadan Kaybolan Avusturalya Başbakanı

Harold Edward Holt, 1966 yılından 1967’de öldü farz edilene kadar, Avustralya’nın 17. Başbakanı olarak görev yaptı. Önceki cümlede geçen “varsayılan ölüm” anlatımını fark ettiyseniz Holt’un ortadan kayboluşunun gizeminin hâlâ açıklanamadığını düşünebilirsiniz. Holt, okyanusu gerçekten çok severdi ve boş zamanını değerlendirmek üzere 4 arkadaşı ile birlikte balık tutmak için Portsea’ye gittikleri bir hafta sonu öğle yemeğinden önce biraz yüzmek için Cheviot Plajı’nda durdular. Avucunun içi gibi bildiğini iddia ettiği bir plajdı burası. Holt yüzdüğü sırada birden denizde kayboldu. Görgü tanıklarından biri “bir yaprak gibi…birden” kaybolduğunu belirtti. İlk akla gelen bunun korkunç ve talihsiz bir kaza olduğu. Ancak işin en ilginç yanı, bu olayın en büyük arama operasyonlarından birine sebep olmasına rağmen Avustralya tarihinde hiç kimsenin Holt’un cesedini bulamamış olması. Doğal olarak, bu hikaye birçok komplo teorisine yol açtı, insanlar Holt’un CIA tarafından öldürüldüğüne inandı hatta kendi ölümünü sahnelediğine ve insanları kandırdığını düşünenler, intihar ihtimali üzerinde duranlar oldu. Ancak tanıyanlar böyle birşeyin mümkün olmadığını savundu.

Dünya Dışından Alınan En Uzun Sinyal

1977’de, Ohio State Üniversitesi’nin dünya dışı istibarat arayışını desteklemek için kullanılan Big Ear Radio teleskobu günümüzde “wow!” sinyali olarak bilinen bir sinyal aldı. Gökbilimci Jerry R. Ehman, verilere incelerken anomaliyi keşfetti ve o kadar heyecanlandı ki verinin yanına yuvarlak içine alarak “wow!” notunu düştü. Çünkü sinyal 72 saniye uzunluğundaydı ancak maalesef bir daha asla tekrarlanmadı. İnsan yapımı bir kaynaktan geldiğini iddia etmeye çalışanlar da olmasına rağmen henüz hiç kimse bu sinyali açıklayamıyor. Bu sinyal, şimdiye kadar tespit edilen en uzun uzaylı teması olma konusunda en güçlü aday olmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: