Nisan

Nisanda kürek çekmek
Bir okyanus ötesine varana dek
Artan yağmur damlalarının tekneme dolması
Ve batmak en dibe sarmaş dolaş ölümle
Senden ayrı kalmak tasavvuru,
Hasretin canıma dayanması,
Ve sensiz geçen her güne bir küfür
Her şey, kara göründü diyebilmekte
Her şey, karadan biraz uzakta
Sarışın bir rüzgâr yosunlu, perçinlenmiş
Kış yalnız mevsimlerden biri
gelse bu rüzgârlı güne baksa
Ağlar hıçkırıklara boğularak
Kış olduğundan utanırcasına.
Çatallı sesler yükselmeye devam eder
Altın yaldızlı saçlar uçuşur bu rüzgârda
Teknemde su alan bir yara
içli dışlı denizle buluşan
Yara demeye bin şahit bir deliktir o yara
Yüreğin kırmızılığında çepeçevre sarmış etrafı güneş,
Rüzgârdan bir haber
Yolculuk ediyor
şamdanları yeni sönen doğuya

ÇAĞRI KILDI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: