Rüya ve İstasyon

Unuturum seni günün erken saatlerinde
Horozlar öter bazen
Bazen gün aydınlığa kenetlenir
Bazen bezenir çiçekler kapımda
Ben seni unuttum sanırım.
Dolmuşların ilk seferinde
Uyuklar akşamdan kalmış yolcular
Sevinir, penceremden bakar ağlarım.

Akşamüzeri olur bazen
Gök, donuk bir kanın kırmızılığına bürünür.
Yıldızlar artık gösterir ışıltılı ellerini tepeden
Uykum gelir, yatağım darmadağın.
Etraf coşkusuz kalır bu saatlerde
Kavimsiz ve beşeriyetsiz durur sokağım
Baş başa, çırılçıplak ve yalın ayakla
Koşmak gelmez içimden
Ben, penceremden bakmaya bile korkarım.

Dakikalar, yıllara kafa tutar, başkaldırır
Uykum gelir, yabancılığını kaybederim
Rüyalarda
Rüyalar seni bulduğum tek yerdir bana
Ben seni bir tek rüyalarda anımsarım.
Kuşların tam öteceği vakit gelir
Uyandırırlar uykumdan
Mahşer gününe döner yalnızlığım
Oysa bir tek ben, bir tek ben varım.

Parça parça gülüşlerin eşlik eder odamın sessizliğine
Aklıma kurşunlanmış istasyonların, yolunu tutmak geçer yüreğimden
Yürürüm, aynı hoyratlığımla trene
Belki oradasındır der, bulamam susarım.

Dönüşüm aynı ihtirasta olmaz benim
Selam verdiklerimden selamımı geri alırım
Dümdüz yolları kıvrımlı birer yılan gibi hissederim
Ben seni unuttuğumu sanmışım
Ben seni bulduğumu sanmışım.

ÇAĞRI KILDI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: