Uyumak, uyuma, uyu

Sıralanıyordu toprağın fersah fersah yudumsuzluğu
Ve bir uyku içinde acı çektiren tılsımlarda sönüyordu ılık şaraplar.
Uykuda, bir zencinin busesinde boşanıyordu
Uyanmak hissi ve yaşam isteği..
Evlere yakın bir buhran, gecelerin kapkara, mutsuz dişlerinde ve bir sızıntı oluk oluk
Yağan yağmur gibi, kan damlayan
Çorak benliğimden.
Saatlerin Yüklü bir gemi misali sırtında pençelerinin izini taşıdığı senelere rağmen
sorgusuz sualsiz kabullenişi yükünü.
Dünya bin kez döndüğünde etrafında pervane misali güneşin,
Dikiş tutmaz bir fotoğraftır saniyeler.
Kıpkızıl bir kısrak
Gözlerini yumuyor
Saçları koyu,
Söyleniyor bir saman tanesinin sarılığına
Uyumak,
Uyuma
Uyu..

ÇAĞRI KILDI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: